logo  www.egehaberleri.net 
atatürk
  • Günümüzde Sevgililer Günü
  • Başımıza gelenler, ihanetimizin sonucudur
  • Guguklu Saat
  • Neyzen Gece Kartalı
  • Günümüzde Sevgililer Günü
  • Başımıza gelenler, ihanetimizin sonucudur
  • Guguklu Saat
  • Neyzen Gece Kartalı
H.Bora ÇELİK
hboracelik@gmail.com

- Nerdesiniz Yüzyılın Mutezileci Nesli?   Yeni   

18 Ocak 2018
Rya Tabirleri

Uzun bir aradan sonra bütün dostlarımı saygı ve sevgiyle selamlıyorum, yeni yıl ve yeni dönemin getirdiği heyecanla 2017’nin kavgasını, dövüşünü, kaygılarını, keşkelerini bir o kadar da saygı, sevgi ve coşkularını geride bıraktığımız bu güzel haftalarda 2018’e cümlelerime umarımla başlıyorum sevgili dostlarım.

Umarım her şey ama her şey umduğunuzun ötesinde güzelliklerle dolup taşar ve öyle de devam eder. Geçmiş yılın da son haftalarını kapsayan süreçte eğitimcilik serüvenimde lise talebelerimizin robot yarışması, Tübitak proje hazırlama süreci, öğrencilerimizin teknoloji adına en az bilim insanları kadar koşturduklarına da, akademik sürecin ilk dönem sınavlarına hazırlanma serüveni gibi ülkemizin istikbali adına birçok özel ve önemli durumlara şahit olduğumu belirtmeden geçemiyorum dostlarım. Umarım her şey ülkemizin istikbali adına güzel neticelenir. Son olarak kıymetli kardeşim ve eşinin evlatları ve ailemizin de kıymetlisi Arya’mızın da dünyaya gelişi en büyük umudumuz oldu. Tekrardan Hoş geldin Arya.

Ben geçen yılımda yukarıda ifade ettiklerimi yaşarken ve umut ederken peki siz neler yaptınız dostlarım? Kendiniz için, dostlarınız, aileniz, ülkeniz, milletiniz için. Umarım her şey ama her şey yolunda gitmiştir. Bazı dostlarımın cevaplarını duyar gibiyim iyiye ve kötüye dair ama bu yıl hepimizin yılı olsun diyorum ve ortak bir cevaba yürüyelim diyorum. Bu sebeple kendime, sizlere ve milletimize dair bir istirhamda bulunmak istiyorum.

Biliyorsunuz ki, yıllarca ya milliyet, ülkü kavramını veya inanç faktörünü kendi çıkarları adına kullanan asalaklarla mücadele ettik ve zararlarını milletçe gördük. Görmeye de devam ediyoruz. Sizden istirhamım bunun artık doğru anlatılması adına gelin tek yumruk olalım ve bilgilerimizi, belgelerimizi tek bir mecrada toplamaya gayret edelim. Nasıl olacak diyenlerinizi duyar gibiyim? Tabi bunu saçma bulanları da duymuyorum değil! Ama inanın öyle güzel bir projem var ki…

Bundan yaklaşık 1000 yıl ötesinde başarıya ulaşılmış ve Avrupa’yı hayran bırakmış bir programdan bahsediyorum. Mutezileciler (pozitivist bakış açısı) büyük üstat Vasıl Bin Ata önderliğinde, Harezm’i, Ömer Hayyam, İbn Sina, İbn Rüşt, El Cezeri gibi nicelerini bilim dünyasına kazandırmış ve bilimle inancı karşı karşıya değil yan yana getiren bir akımdır mutezile. Peki ne oldu da bu aynı cephede mücadele eden vazgeçilmezler karşı karşıya geldi. Bu hafta sezona bu akımın hikayesiyle başlayalım sevgili dostlarım.

Abbasi halifesi Memnu’nun 810’lu yıllarda Bağdat’a kurdurduğu Beytül Hikme (Bilgi Evi) medresesinde, özellikle Antik çağ Yunan, Hint ve İran uygarlıklarının değerli bilim ve düşünce adamlarının eserleri Arapçaya çevrilerek İslam dünyasında bilimsel, felsefi gelişme başlatıldı. Bu öyle bir gelişmeydi ki, Abbasi devleti bir cazibe merkezi haline gelmişti. Franklardan, Bizans’a, Çin’den Hintlilere, Farslılardan Türklere kadar her milletin bilim ve düşünce adamları Bağdat’ta buluşur, devlet tarafından finansman edilen bu medresede dünya bilimini geliştirirlerdi. Halife Memnu’nun en büyük hayali dünyadaki tüm bilimsel çalışmaları ve yazılı kitapları bu okulda toplamaktı. Hatta savaşları kazandığında yenilen ülkelerden altın, gümüş, tarımsal ürün gibi vergilerden çok ülkelerinde bulunan bilimsel, yazılı çalışmaları vermelerini isterdi.

O günlerde muhafazakar camianın pek sevmediği Mutezile düşünce akımı ön plana çıkmıştı. Mutezile, insanın inanması için bilgiye ihtiyacı olduğunu, inancın bilime dayanırsa kuvvetli olacağını bilen ve Allah’ın insanlara kendi ilminden bahşettiği bilgiye ulaşmayı amaçlayan bir düşünce grubuydu. Mutezile bu düşüncesi ile Allah’ın varlığını matematik, fizik, simya (kimyanın öncül bilimi) ile ispatlamaya çalışırdı. Irk, din, mezhep ayırmadan bilgi ve bilim kimdeyse onunla dostluk kurar ve insanlığın aydınlanması için uğraş verirdi.

Halife Memnun’da bu düşünce akımını benimseyip halkına da kabul ettirmek istemiştir. Bu sayede İslam dünyasında “Özgür Düşünce” akımı doğmuş o güne kadar görülmedik büyük bir bilimsel, sanatsal ilerleme kaydedilmiştir. Hatta o dönemdeki kadar hiçbir dönemde İslam’ın yayılışı hızlı olmamıştır!

Düşünün ki, Cebir biliminin atası Harezmi, Aristo’dan sonra ikinci hoca kabul edilen Avrupalıların Alfarabius dedikleri Farabi, Tıbbın atası sayılan eseri Kanun Fit Tıp’ı yüzlerce yıl tüm dünyada ana kaynak olarak kullanılan Avrupalıların Avicenna dedikleri İbn-i Sina, İslam dünyasının ilk filozofu sayılan Kındi, bu dönemde yetişmiş bilim adamlarıdır.

Bu okul kendisinden sonraki, Büyük Selçuklu Sultanlığı tarafından kurulan dünyanın ilk üniversitesi sayılan ve eğitimin her anlamda özerk olduğu Nizamiye Medreseleri’nin de temelini oluşturur. Bu okullardan da İbn-i Rüşt gibi Aristo’nun tüm eserlerini çevirerek Avrupa’ya öğreten filozoflar, ilk robotu yapan ve sibernetik dediğimiz son derece ilginç bir o kadar da müthiş bilimin kurucusu olan El Cezeri, Optik biliminin kurucusu Heysem, sistem mühendisliğinin kurucusu Ahmet Bin Musa yetişmiştir.

Görüldüğü gibi 9-12 yüzyıllar arası Avrupa’da karanlık bir Orta Çağ yaşanırken İslam DünyasıÖzgür ve Analitik” düşünce sayesinde bilimde teknik ve teknolojide son derece ileriydi. Bu bilimsel gelişme nedense Osmanlı döneminden başlayarak hızla geriledi. İslam dünyası bilimsel ve teknolojik güç olma unsurunu Osmanlı askeri alana kaydırdı. Ama İslam dünyasının Osmanlı öncesi büyük gelişmelerini takip eden Avrupalılar ise birkaç yüzyıl Osmanlının askeri anlamda gerisinde de kalsa,16.yy sonrası, bu bilimsel çalışmalar sayesinde hızla geride bıraktılar.

Bizim muhafazakarlar çevrelere göre Osmanlı dinden uzaklaştığı için gerilemiş Avrupalıların sömürgesi durumuna düşmüştür. Bu düşüncenin hiçbir bilimsel ve mantıksal dayanağı yoktur. Osmanlıyı gerileten ve çökerten sebep, dinden uzaklaşma değil, bilimden, felsefeden uzaklaşmasıdır. Azıcık 17 yy sonrası Osmanlı ve Avrupa tarihi okursanız bu söylediklerimin yerden göğe doğru olduğunu anlarsınız.

Neyse ki, Cumhuriyet döneminde 600 yıllık büyük hatadan dönüldü yeniden müspet bilimlerin ve felsefenin yolu Tevhid-i Tedrisat ve Maarif Teşkilatı kanunu ile açıldı. Derken sağ partilerin baskısı, darbecilerin kafası ile allak bullak edilen eğitim teşkilatı ve özerkliklerini kaybeden üniversiteler ile yeniden geriledik. Umarım bu gerileme son bulur ve milletimizce muassır medeniyet seviyesine ulaşma şansı yakalarız dostlarım.

Hüseyin Bora Çelik, Tarih Öğretmeni

  • Bu yazı ayrıca HÜRRİYETte de yayımlanmıştır..

Nerdesiniz Yüzyılın Mutezileci Nesli?

 

Hüseyin Bora ÇELİK'in Diğer Yazıları

Çorlulu Ali Paşa Medresesi ve Camii

Çorlulu Ali Paşa Medresesi ve Camii

Merhaba sevgili dostlarım, öncelikle mutlu ve huzurlu bir hafta diliyorum. Bu hafta değerli sanatçı dostum ve akademik hayatına üniversitede devam eden Burcu Öcalan’la (tiyatro oyuncusu, aktris) uzun zamandır söz verdiğim zira yerine getiremediğim geçmişe yolculuğun ilk adımını Çorlulu Ali Paşa Medresesi’nde attık. Gerek atmosferiyle gerekse ne zaman ziyaret etsem yabancı turist ve yerli turistin akın ettiği, [...]

Onlar büyüdükçe, ülke büyür

Onlar büyüdükçe, ülke büyür

Mutlu haftalarınız olsun sevgili dostlarım. 2017-2018 Eğitim öğretim dönemine hızlı ve güzel başlamanın ümidiyle lise ve ortaokul talebelerimizin ülkemizin yarınlarına dair teknoloji girişimlerine şahit olmanın gururunu yaşarken; Geçtiğimiz haftalarda İstanbul Maker Faire inovasyon fuarını Haydarpaşa Garının efil efil tarih kokan peronlarında ve vagonlarında güzelliklerini ve gururunu yaşadık. Görev almış olduğum okulun nazarında bunun bir parçası olma [...]

Yarınlar için Cumhuriyet ve Demokrasi

Yarınlar için Cumhuriyet ve Demokrasi

Dejavulardan kurtulan güzel yarınlar yaşayan bir Cumhuriyet ve Demokrasi hayaliyle… Cumhuriyet Bayramımızın 94. yılını geride bıraktığımız haftalarda herkesi saygı, sevgi ve hürmetle selamlıyorum. 2017’nin son aylarına yaklaşıp güzel başarılara da imza atma şansı yakalarken (Ampute Futbol Milli Takımımız ve tanıma şansı yakaladığım FLL ve FRC Yarışmalarında başarı kaydeden lise öğrencisi gençlerimizin yanında robot ve yazılımda uzman [...]

Müfredatı Gençler Belirleyecek

Müfredatı Gençler Belirleyecek

Kıymetli dostlarım, yeni sezonda da herkese huzur, sağlık ve akabinde başarılı bir yıl diliyorum. Gündeme dair izlenimlerime başlamadan önce kardeşim ve eşlerinin dünyalar tatlısı bir kızı oldu. Dolayısıyla bana da amcalık makamı sonunda ulaştı. Ömrün güzel olsun Arya’m, ailenle huzurlu, sağlıklı ve başarılı bir ömür geçiresin inşallah, vatanına ve milletine hayırlı bir evlat olasın. Akabinde [...]

 

Hüseyin Bora ÇELİK'in Yazılarına Yapılan Yorumlar

Halk, Balık Hafızalı mı? yazısına mom jeans tarafından yapılan yorumlar

Hocam fırsat buldukça yazılarınızı okumaya çalışıyorum. Tam duygularımızı tercüme edecek yazılar yazıyorsunuz size sonsuz teşekkürler. ...

En güzel hatıralarımız ölümsüzleşiyor yazısına mom jeans tarafından yapılan yorumlar

Harika bir sohbet olmuş Sayın Çelik size teşekkür ediyoruz. ...

Halk kendine neden kısıtlama getirir? yazısına mom jeans tarafından yapılan yorumlar

Yine çok güzel yazılarınızdan biri. Sizi severek takip ediyorum sayın hocam. ...

 

Sayısal Loto Süper Loto Şans Topu On Numara

 

 

Günümüzde Sevgililer Günü

Sevgililer Günü, her yılın 14 Şubat günü birçok ülkede kutlanan özel gündür. Kökeni, Roma Katolik Kilisesi’nin inanışına dayanan bu gün, Valentine ismindeki bir din adamının adına ilan edilen bir bayram günü olarak ortaya çıkmıştır. Bu sebeple bazı toplumlarda “Aziz Valentin Günü” olarak bilinir. Valentine kelimesi, Batı medeniyetlerinde hoşlanılan kişi veya sevgili anlamlarında da kullanılır. 14 Şubat, [...]

Bebeklere gerçek kelimeler kullanın..

Bebeğe AGU demeyin, Bilim adamları, bebekler daha konuşmaya başlamadan aylar önce onlarla konuşmaya başlamanın, bebeklerin beyinlerinin gelişmesinde önemli rol oynayacağını belirttiler. SINIFLANDIRMA YAPABİLİYORLAR İngiliz gazetelerindeki habere göre, üç aylıkken bile, müzik gibi diğer seslerden ziyade kelimelerin bebeklerin zekası üzerinde daha büyük etkisi olduğu sanılıyor. İllinois’deki Kuzeybatı Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, kelime duyan bebeklerin sınıflandırma yapabildikleri, sadece sesler duyan [...]

Başımıza gelenler, ihanetimizin sonucudur

İbranice’de İsrail’in manası Abdullah demek olduğunu hemen hemen herkes bilir. Abdullah ise Türkçe’de Allah kulu olduğunu bazı arkadaşlarımız bilmezler. Haç mevsiminde Yemen’den gelenler arasında Veysel Karani Hazretleri de bulunmaktadır. Peygamber efendimizin daha önceden verdikleri için ismi sorulduğunda, cevapları, Abdullah olur. İsrailoğullarnın konuşma dili zaten bir çoğumuzun bildiği gibi Arabi lisanının ilk devirlerindeki gibi kaba şivesidir. Zira [...]

Guguklu Saat

Bayılıyordum Ayşe teyzeye, şiir tadında konuşmasına; Yaşlı olmasına karşın, kurduğu düzgün cümlelerle, verdiği örneklemelerle, beni şaşırtırdı. En çok da r harflerini vurgulayarak konuşmasına bitiyordum. Çarıklı erkaniharp deyiminin anlamı tam ona göreydi: Fazla eğitim görmemiş, tahsilsiz ancak her işe kafası çalışan, kurnaz, gözü açık, uyanık köylü ve taşralılar için şaka yollu kullanılan deyim; Tam da Ayşe teyzeye uyardı. Onunla, sohbet [...]

Neyzen Gece Kartalı

Müziğe Nefes, Tribünde Ses… Yıllar sonra Neyzen ile karşılaştığımızda, bir süre birbirimize baktık. Saçlarımızdaki aklar, yüzümüzdeki çizgiler, hayatımızın geçişlerinin yaşantımız hakkındaki ilk izlenimleriydi. Oturup saatlerce konuştuk. Ne çok anı birikmişti. Hem güldük, hem hüzünlendik. Neyzen Gece Kartalı, 9 yaşında arkadaşlarıyla kızıl dereli oyunu oynamayı çok severmiş. Plastik borulara koydukları kağıt fişekleri birbirlerine atarlarmış. Günlerden bir gün, tam [...]

Siz, Azeri misiniz?

Keşke diyorum, 1918 yılında kurulan Cumhuriyetimiz, Azerbaycan Cumhuriyeti adını değil de Türkiye veya Türkeli Cumhuriyeti diye bir ad alsaydı (malum, 1920’de Sovyetler tarafından işgal edilsek de Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti olarak aynı adla devam ettik) O zaman ne olurdu? Düşünün, Beş sene sonra, yani 1923’de kurulan Türkiye Cumhuriyeti o zaman mecburen başka ad alacaktı, örneğin Anadolu Cumhuriyeti olacaktı. Düşünün, Karşılaşacağınız [...]

Uğur Mumcu’nun hayatı

Aslen, Ankara’lı olan Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942 yılında, babasının memuriyeti dolayısıyla Kırşehir’de, dört kardeşin üçüncüsü olarak doğdu. Annesi Nadire Hanım, babası, Tapu Kadastro memuru Hakkı Şinasi Bey’di. İlk ve orta okulları Ankara’da okuyan Mumcu çok aktif bir öğrenciydi. Bu hızlı yaşam Hukuk Fakültesinde de devam etti. 1961 yılında başladığı Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni 1965 yılında [...]

 

Hüseyin Bora Çelik, Eser Ürküt, Köşe Yazarı, Yazarkafe Yazarı, Ekrem Örsoğlu, Zeus Ekrem, Karavancı Zeus, Akyaka Tarzanı, Köşe Yazıları, Alierenin Dünyası, alierenay.com, Alieren Ürküt, fıkra deposu, şiir bul, rüyamda, rüya tabirleri, rüya yorumla, yazarkafe yazarı, fikradeposu.net, fikradeposu.com, aşk şiirleri, moda, tasarım, teknoloji, mizah, sağlık, haber, genel konular, genel kültür, yeşilyurt, makaleler, zeustan haber var